Kumrular Ağlar İçimde...

 


“Keşke Agâh’ın doğduğunu görebilseydin, ona sarılıp koklayabilseydin diye çok ağladım biliyor musun? Bu günlüğü yazmaya başladığım altı sene içinde hem de kaç kere yazdım bunu bilmiyorum! Agâh gibi çocuk vardır ki diye hiç aklıma getirmemişim ne yazık ki! Meğer bugün öğrendim ki mektepteki oğlan çocukların yarısına yakınının adı babasının adıymış! Harbe gidip de dönmeyen şehitlerin çocuklarına onların adını vermekten başka bir yol bulamamış geride bıraktıkları… Hasan var, edepli ve çalışkan bir çocuk, babası Balkan Harbinde şehit olmuş. İsmail var, Suriye’de kalmış onun da babası! Süleyman’ın babası ise Galiçya’ya gitse de Zeytin Dağı’ndan şehitlik haberi gelmiş. O kadar çok ki hangi birini yazayım, bunlar geliverdi aklıma…”

Akşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğünden temin edebilir veya aşağıdaki bağlantıya giderek doğrudan okuyabilir, cep telefonu, tablet veya bilgisayarınıza indirerek e-kitap olarak okuyabilirsiniz.

https://www.aksehir.bel.tr/v2/aksehir/multimedya/e-kitaplar


MASUM Yayınlandı

 



“Ben bir Türk Memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum, son sözüm bugün de budur, yarın da budur! Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun böyle adalet!
Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk Milleti’ne; çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet elbette onlara bakacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin, âmin…”
“Fertler ölür, millet yaşar. İnşallah Türk Milleti ebediyete kadar yaşayacaktır.”

Bu kitapta; Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in hayatının bazı bölümleri gerçek olaylar çerçevesinde, roman kurgusu içerisinde anlatılmaya çalışılmıştır. Bozok(Yozgat) Mutasarrıf Vekilliği ve Boğazlıyan Kaymakamlığı görevini ifa ederken, Osmanlı topraklarındaki Ermeni isyanları sebebiyle çıkarılmak zorunda kalınan Tehcir Kanunu’nu uygulaması yüzünden başına gelenleri, ona isnat edilenleri, asılsız iftiraları ve aslında gerçeklerin neler olduğunu okurken içinizin yandığını hissedeceksiniz.

Temin etmek için lütfen aşağıdaki bağlantıya gidiniz.


"AZAD BEK" Yayınlandı...

 


"AZAD BEK" isimli yeni romanım yayınlandı. 

“Azad Bek, adını duyduğumda yüreğimde derin sızılar hissettiğim kişilerden birisidir. Onu ilk olarak Ankara Türk Ocağı’nda canlı olarak dinlemiş, söylediklerini Türkiye Türkçesine çevirerek, Yeni Düşünce gazetemizin o haftaki baskısına yetiştirip yayınlamıştık. O güne kadar ne kadarımız farkındaydı bilmem ama insanlarımızın birçoğu Afganistan diye bildiğimiz coğrafyanın neredeyse yüzde kırk beşinin Türklerden oluştuğunu, Afganistan’ın kuzeyi diye bildiğimiz yerlerin ise aslında Güney Türkistan olduğunu ondan öğrenmişti.Orada Türk ailesi fertlerinin yaşadığını; bırakın Türkiye’ye, Dünya’ya duyuran kişi de Azad Bek Kerimi’dir!”
Dr.Hayati BİCE

İncelemek için lütfen bağlantıya gidiniz...

https://www.kitapyurdu.com/kitap/azad-bek/610180.html

“Bayatkulu’nun Sırrı”nın İkinci Baskısı


Birinci baskısı biten “BAYATKULU’NUN SIRRI” gözden geçirilerek Yunak Belediyesi Kültür Yayınları arasında yeniden yayınlandı. Değerli okurlar Yunak Belediyesi’nden temin edebilirler…

“Sen öğretmedin mi Öğretmenim?”

 










Öğretmenler, insanları hayata hazırlayanlardır benim gözümde... Ben de bir öğretmen çocuğuyum. Rahmetli babam, İlkokul Öğretmeniydi… Mesleğini, “Öğretmenlik yapmak için Öğretmen oldum.” diyebilecek kadar çok severdi. Öğretmen çocukları diğer çocuklara nazaran bir nebze daha şanslı olur, çünkü onların birçok şey bilen babaları veya anneleri vardır yanı başlarında ve her zaman sorularının cevabını bulabilirler.

Öğretmenler, devletimizin en ücra yerleşim yerlerindeki kolu gibidir aynı zamanda. Kimsenin gitmek istemediği, hiçbir devlet kurumunun olmadığı yerde bile bir okul vardır ve orada tek başlarına da olsalar görevlerini yaparlar. Her meslek grubunda iyiler ve iyi olmayanlar olabilse de kötü misaller hiçbir zaman örnek olarak değerlendirilmemelidir.

Zannediyorum ki bu yılki "24 Kasım Öğretmenler Günü" de ne yazık ki diğer kutlanan pek çok gün gibi hamaset içeren söylemlerle geçecek ve söylenen sözler ertesi gün unutulup gidecek. Gün geçtikçe pek çok şeyin değersizleştirildiği, sıradanlaştırıldığı bir çağda yaşamak düşünen insanlar için o kadar zor ki!.. Yalnız okumayı-yazmayı ve bazı bilgileri öğretmezler öğretmenler, düşünmeyi de öğretirlerdi eskiden…

Galiba ilkokul dördüncü sınıfa giderken ‘Öğretmenler Günü’ için bir şiir yazmıştım. Bizim ilçemiz küçük olunca ve başka da kimse şiir yazmayınca benim yazdığım o şiir törende okunmuştu. O şiiri; bana okuma-yazma da dâhil olmak üzere birçok şeyi öğreten rahmetli babam için yazmıştım. Bunu ne o biliyordu ne de ondan bir başkası… Nedense onun için yazdığımı şimdi söylemek geldi içimden. Söylemesem de belki de anlamıştı, kim bilir? Şiirin başlığı ise bu yazının başlığıyla aynıydı...

Bu yıl da babamın "Öğretmenler Günü"nü kutlayamayacağım. O dünyasını değiştireli altı yıldan fazla oldu. İnşallah annemle birlikte mekânları cennet olur. Rahmetli babamı ve aramızdan ayrılan bütün öğretmenleri hayırla yâd ederken, sevgili eşimin, kıymetli kayınvalidem ve kayınpederimin, her biri benim için değerli olan babamın öğretmen arkadaşlarının, tahsil hayatımdaki öğretmenlerimin hepsinin, öğretmenlik mesleğini icra eden kıymetli arkadaşlarımın ve bütün öğretmenlerin “24 Kasım Öğretmenler Günü”nü kutlarım.

Selam ve saygılarımla…

(Fotoğraf, 23 Mayıs 2011 tarihinde serhat şehrimiz Kars'ın küçük bir köyünde çekilmiştir.)

"SERENCAM" Yayınlandı


Yeni romanım "SERENCAM" okurların beğenisine sunuldu. İncelemek ve temin etmek için aşağıdaki bağlantıya gidebilirsiniz...